PARADOKS

İnsanlığın iki problemi var; birincisi düşünmeden hareket etmek diğeri ise çok düşünüp hareket etmemek ya da edememek. Bu sistem bizlere şöyle bir paradoks getiriyor; ya olmasını istemediğimiz şeyler olmuyor ya da olmamasını istediğimiz şeyler oluyor. Bu iki durum, kişiyi, tatminsizliğe ve kuşkuya götürüyor fakat olmasını istediğimiz şeyin olması durumununda yine aynı tepkiyi veriyoruz. Yine mutsuz oluyoruz…

Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş

Sokakları tanıdık bir kentte dolaşıyorum, Rastgele birisine giriyorum. Anneler görüyorum, Annelerin yanında bebekler, Yürüyorum sokak boyu, Bir bebek görüyorum, İzin istiyorum annesinden, Seviyorum sonra, Gözlerinin içi gülüyor bebeğin, Kendimi buluyorum onda, Devam ediyorum yürümeye, Ayağım bir taşa takılıyor, Neyse ki görmüyor hiç kimse, Top oynuyor çocuklar sokakta, İleride saklambaç oynayan çocuklar görüyorum, Kaldırıma oturuyor, dinleniyorum…

Sahil

Siyah bulutlar kaplı gökyüzünün altında, Bozuk bir çarşaf gibi hırçın bir deniz. Martılar hep bir ağızdan aynı şarkıyı söylüyorlar, Ve, Banklarda oturmuş insanlar eşlik ediyor onlara. Dokunur dokunmaz yere iniyor bulutların göz yaşları Ve, Çiseleyen yağmurun altında, Çıplak bir yürekle bekliyor adam, Gel. Gel ki, Isınsın ıssız yüreğim diyor. Gel ki, Kardelenler baş kaldırsın, Sahipsiz sokaklarımın…

Toprak

Her yer karanlık. Az ötemde varlığını hissettiğim kokuşmuş tahtalar, Her tarafımı sarmış. Kaldırmaya çalışmak anlamsız, Sıkışıp kalmışım burada. Dışarıdan cılız bir çığlık sesi geliyor, Gitme! diye. Sıkışmış bir bedenle nereye gidebilirim ki? Hem söylesenize kim koydu beni buraya? Neden buradayım? Çığlık kesildi. Karanlığın sessizliğine hapsoldum. Çıkarın, çıkarın beni buradan. Sıkışmış bedenim bir hayli soğumuş, Neden bir türlü…

Sapare Aude!

Immanuel Kant, Berlinische Monatschrift adlı dergide yayımladığı yazıda aydınlamanın ne olduğuna cevap verir. Fransız İhtilalinin son zamanlarında yayınlanan bu yazı aynı zamanda II. Friedrich zamanına da denk gelmektedir. Sıkıcı bir giriş oldu biliyorum ama bu kısımda söyleyeceklerim ileride anlatacaklarıma temel oluşturacağı için bir kaç şey daha söylemek istiyorum. II. Friedrich aydınlanma çağı hükümdarı olarak anılıyor. En çok kullandığı söylemlerden bir tanesi…

Kelebek

Bir kelebek misali yaşamak isterim, Sonumun bir hayli yakın olduğunu bilerek, Kah çıkıp dolaşmak amaçsızca, Kah oturmak isterim saatlerce. Bulmak isterim hayatımın insanını, Sonra kaybetmekten korkmak isterim, Bulduğuma sevinmeye zaman kalmadan. Kar yağarken çişil çişil, İzlemek isterim, Gülerken, Kimi zaman da ağlarken. Aşık olmak isterim, Galata Kulesinin heyecanını yaşamak, Dillere destan olmak, Uğruna her şeyi…

Ervah-ı Ezel

Güneş defalarca  kez saklanmasına rağmen bugün de sobelendi ve zaman anlamını yitirmeye başladı artık. Günleri saymayı çoktan bırakmış olmalıyım çünkü saymayı ne zaman bıraktığımı unuttum, zamanın ne zaman canımı acıttığını unuttum tek hatırladığım şey bende kalan ve kalacak olan anılar. İnsan kalemi eline alınca hep güzel şeyler yazmak istiyor bense hep basit kelimelerle anlatıyorum hissettiklerimi….

Siyah

Yorgun bir ülke, Kimsesiz çocuklar, Gözü yaşlı kadınlar, Kırgın ve de kızgın insanlar, Hüzün, Keder, Acı, Sonra dön başa. Çıkmak bilmeyen kara bir leke gibi, Acılar hüküm sürüyor diyarlarımızda. Beyaz bir yorgan misali serilen kar,   Yetmiyor acıları örtmeye, Hani kar yağınca ısınırmış ya hava, Söylesenize, Ne ısıtacak kederden buz tutmuş kalpleri? Samimiyetsiz bir kaç…

MIT101 Part 1

Herkese merhaba 🙂 Mitoloji deyince büyük bir çoğunluğun aklına Yunan Mitolojisi geldiği gerçeği hazır ortada duruyorken, Çin, Mısır, Türk, Iskandinav mitolojileri hakkında bildiğin üç beş parça şeyi elimden geldiğince yazmaya ve bunları da MIT101 adı altında toplamaya karar verdim. Başlangıç olarak da mitolojiye heves ettiren Yunan Mitolojisiyle başlayacağım. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum. Mitoloji ve içerisinde…

Devrim

Devrimci olmak her zaman devrimci olmakla eşdeğer değildir, Devrim, Sürüden ayrılmak ve kurda meydan okumaktır, Kimi zamansa sürüden ayrılıp hakka yürümek. Devrim, Sevgisizliğin saltanat sürdüğü yörelerde, Nefrete baş kaldırmak, Gülümsemektir. Aşktır. Devrim, İnanmaktır, Yargılamamaktır, Şükredebilmektir. Devrim, Başkaldırıdır, Haksızlığa karşı elif gibi dik durabilmektir, Bazense vav gibi iki büklüm olabilmektir hakka karşı. Devrim, Devinebilmektir nefsine karşı, Ve,…

Dünya

Carl Sagan’ın “Soluk Mavi Dünya” adlı kitabında yer verdiği bu muazzam ve düşündürmeye sevk eden yazısını okuduktan kısa bir zaman sonra bir dostumun kaleminden benzer şeylere tanıklık ettim ve bunları sizinle paylaşmak istedim. Fiziksel yeterliliğe ulaştığını düşünen insan bedensel evrimini geri geri döndürülmezce durdurdu ama doğada geçerli tek bir kural vardır; değişim. Değişmeyen hiç bir şey…